Gördüğün kadarı değil; karanlık çok şeyi saklar.. Özellikle kendi rengindekileri en önce yutar.. Kaç kişiyiz sence?

Yavşak ve yalnız.. “Ankara nabeer?” tadında..

Pazartesi, Temmuz 21, 2014

Bize neden bu kadar iyi değilsin?

Cumartesi, Temmuz 19, 2014

Ölmedin ama ölebilirdin. Ölmedinden sonrasının bir önemi varmış gibi. 

Çarşamba, Temmuz 16, 2014

Son Çıkış

Hışımla çıktı evden. Her zaman ki usulca kapatamıştı kapıyı, içindeki öfke aleviyle yaşamayı seneler öncesinden öğrenmişti oysa. Ama bu gece taşmak istiyordu; sokağı, mahalleyi, bütün şehri tutuşturacak kadar taşmak. Taş üstünde taş bırakmamak. Dünyanın gelmiş geçmiş en iğrenç barbarı olmak istiyordu sadece. 

Yoldan geçen insanların çaresizliğini fark edip ona acıdıklarını anlar diye kimsenin gözüne bakamıyordu, geçtiği herkesi yakıyordu. Katliamın baş karakteri oydu sanki. Yanmış et kokusu midesini bulandırıyordu, tenha bir çıkmazda soluklanmak istedi. Dizlerinin bağı çözülmüştü sanki, çöktü yere bir sigara yaktı.

" Ezan sesi artık rahatlatmıyor beni, çocukken annemin sesine bile sakinleşen beni ilahi şeyler bile rahatlatmıyor artık. "

Nefesi kesilir gibi oldu, daha derin nefes almaya çalıştı. Daha daha derin, dünyanın bütün nefesini ciğerlerinde toplarcasına herkesin nefessiz kalmasını dilercesine derin nefesler. 

" Çaresizliğin ne demek olduğunu kimse bilmiyor, hayır şimdi olmaz. Sorumluluklar belimi kırmaya çalışırken olmaz. Şimdi sonu gelmez."

Korkarak bir adam yanaştı yanına.. Ona bakıyordu, belki de yaşadığından emin olmak istiyordu. Ama o gerçekten yaşıyor muydu? Bundan o bile emin değildi. Hırıltıya dönüşmüş nefesi ve kan ter içindeki haliyle ölülerden bile daha ölü görünebilmek onun işiydi.

- İyi misiniz hanım efendi, beni duyabiliyor musunuz?

Kendine gelen kadın, gözlerini adama dikti. Uzunca bir süre konuşmadı. Adam telaşa kapılıyordu, belki de üzerine kalacak bu yükten rahatsız olmuştu.

Kadın en sonunda konuştu:

- Seni de kendimi de hatta bütün korkulu yüklerimi de duyuyorum. Peki sen duyuyor musun?

- Anlamadım, iyi misiniz?

- İyi.. Ne için iyi olmam gerekiyor ki? Sen mutsuzluk için bile iyi olmak gerekir diye düşünenlerden misin? Belli ki öyle, o zaman sen yeterince uçuruma yüzüne yaslamamışsın. Ben iyi değilim ama iyiyim deyip gülümsersem herkesi inandırabilirim. 

Adam onun dediklerini anlamadığından yüzünde bir karmaşıklık ifadesi, gözleri biraz açılmış ve burun delikleri açılıp kapanıyordu gergince.

- İyi olmak.. Kimse iyi değil burada. Bence hiçbir insan yaşadığı sürece iyiyim diyemez. Ama ben yaşamak ve iyiymiş gibi davranmak zorundayım. Yoruldum ama. Gerçekten yoruldum. Üzerime her gün biraz daha toprak atılan bir ölü gibiyim oysa. Her yük bir kürek toprak. Yalnız mısın?

- Yalnız derken?

- Yalnız mısın işte sana soruyorum. Mesela ben bugün bir eksildim. Ama çok düşünmüyorum. Üzülemediğim için üzülüyorum. Kabuslar göreceğim birkaç gün, sonra kürek değil kamyonla dökecekler üzerime toprağı. İnsanlar.. Gerçekten yaşamamalı aslında. Yalnız mısın?

- Hayır, değilim. Yalnız olan insan yoktur ki.

- Ih, yanlış cevap bu! Yalnız olan insan vardır ama kimsesiz insan yoktur. Sevmediğin bir akraba, sevdiğin bir kadın. Sevmediğinin yanında kendini yalnız hissetmez misin? Ama görünüşte kimsesiz sayılmazsın, fark bu. Böyle farklara bile duyarsız kalıyorsunuz artık. Zaman insanları giderek duyarsızlaştırıyor. Sonra mı? Sonra işte sen gibi, o kadın gibi, şu adam gibi belki de şu sarhoş arkadaş tayfası gibi. İşte bütün bu duyarsızlığın içinde yaşadığınızı ve yalnız olmadığınızı savunuyorsunuz. 

- Ama!

- Aması yok. Yalnız olduğunuzu kabul edebilecek cesaretiniz yok. Bu yüzden doktorlara yüzlerce lira ödeyip kendinizi iyi hissetmeye ya da yalaka arkadaş çevrelerinizde mutlu olmaya çalışıyorsunuz. Geceleri de sakince yatağınızda birine sarılıp uyuyorsunuz. Ölü olan aslında sizlersiniz. Ve sizin yaşamaya hakkınız yok. Çünkü bir niteliğiniz yok. Sayıca çok ama anlamsız. 

- İnsanı insan yapan şeylerdir bunlar hiçe sayacak kadar küçük değil. Sen peki yalnız mısın? Emin telefon rehberinde aradığında ulaşacağın düzinelerce insan vardır.

- Ben kimsesiz değilim! Telefon rehberine bağlı yalnızlık sayaçları. Ne büyük ahmaklık. İşin doğrusunu hiçbir zaman öğrenemeyeceksiniz. Ben kimsesiz kalmadım. 

İçindeki hiddetin hedefi bir çift bakan siyah göz olmuştu. Hayatı boyunca yok ettiği hiçlikleri, yalnızlıkların acısı. Yüklerin ağırlığının bedeli bir çift siyah göz olmuştu. 

Çantasından çıkardığı beyaz sustalısıyla boğazını deşerken artık çekmek zorunda kalmadığı yalnızlığı ve yüklerini, hiçliklerini bir çift siyah göze emanet etmişti. Ve gördüğü tek kan kendisinin ki olmuştu.

Neticemiz ağır yükler. Sonsuz bir karmaşa, üzülmek mi artık fi tarihli bir geçmiş.

Salı, Temmuz 15, 2014

Hiç konuşacak halim yok, hayırsız ruhunu taşıyan bedenin, özlemsiz kollarıyla biraz sarıl bana.

Pazartesi, Temmuz 14, 2014

Sırtı duvara dayalı yalnızlık zor değil ki, iki sırtın arasına giren yalnızlıktan delirir insan.

Senden sonra toparlayamaz demedi kimse. Kimse bilmiyordu çünkü; dağıttım, parçaladım, zevk aldım. Hiç utanmadım. Senden sonra kendim olmanın neye benzediğimi bilmediğim için zevk almaktan hiç vazgeçmedim. Ama sonu olduğunu da kimse söylemedi. Bu yüzden seni affedemem. 

"Bu Mezarda Bir Garip Var" by Özlem Taner

İzi bile yok dünyada 
Onu aramak beyhude 
Ne gezersin bu ovada 
Bu mezarda bir garip var

karakelebek:

İnanamadım, inanmaktan kaçtım. Kendime ve bu yolsuz ruhuma güzel gelen ne varsa inanmak istemedim. Hissedebilmek için sayfalarca yazdığım yırtıklara baktım. 

Elimde hiçbir hikaye yoktu, ağlayamadım. Hiç içim acımadı!

Ama hikayem olsun istedim, hikayen olayım istedim çocuk gibi. Kaçamak ve bilinmedik bir odada nefesini yüzümde ilk hissettiğimde kaçmalıydım. 

Yapamadım, yapmak istemedim. Hikayen olmak istedim, titreyen ellerimin yuvası ol istedim. 

Cumartesi, Temmuz 12, 2014

Yaşam ve ölüm eşit mesafe uzaklıkta. Her birine teğet geçiyor nefes dediğim.

"Hiç Kimse Bilmez" by Teoman

Tutsan ellerimden 
Geçmişi unutamam ki 
Öpsem gözlerinden yaşları kurutamam ki 
Damağım çöle dönmüş sesim çamura 
Oyuncağını geri ver içimdeki çocuğa 

Avrupai acılar dizisi..

Neden yoksun yanımda?

Ya sığınacak ya da yok olacaksın. Seçimler vardı, seçimsizlik ağır bastı.

Perşembe, Temmuz 10, 2014
"Yok" by Çamur

Yok.. 
Diyecem de dillerim yok, 
Varamam ki nasıl özledim, 
Bakamaz ki sana gözlerim, 
Yok bi şey yok.

 
Sonraki sayfa