Gördüğün kadarı değil; karanlık çok şeyi saklar.. Özellikle kendi rengindekileri en önce yutar.. Kaç kişiyiz sence?

Bana film önerseniz?

Bu su hiç mi durmaz?

"Sustun sustun konuşmadın, sonra kaçtın arkana bakmadan
İnsanlar şaşırdılar” hali..

Cumartesi, Ağustos 30, 2014

Oturduğum bankta uzunca bir süre izledim onu. Üstü başı yırtık, kirli belki yakınına gidersem rahatsız olacaktım nefesinden. Çocuk sesleri dikkatimi dağıtıyordu. O ise sadece orada durmuş bir anlık nefes almaya çalışıyordu. Toplum tarafından acınası görünen ifadesi. Çocukların korkutulmak için hayatın sunduğu bir oyuncaktı. Yaş ilerledikçe merhamette dönüşen alçaklık.. 

Hadise basitti en az onun görünen yüzü kadar. Ben bütün bunlara beynimde bir ahenk uydururken çocuk parkındaki boş kutuları para sandığı bakışlarından belliydi. Kafasının içinde bende ki gibi değişik renkler ve sesler de olmadığından emindim. 

Bir çığlık anı kadar kısa süre sesini duydum.. Dağıldı yine bütün düzenim, kalbim sığmadı kaburgalarımın içine.. Davullar çaldı.. Kenara geçip bir sigara yaktım.. Ne sen beni andın ne ben sana türkü yaktım..

"Aslolan Aşktır" by Sertab Erener

Aklıma gelmişken.. 

" Bizse sıradandık.. "

Not..

"O değilsin sevgilim..

Bu değilsin sevgilim..”

Üzgünüm ama her şey olmak zorundasın. Ayyaşın beş kuruşluk şarabının ekşi tadı, kuşun zibidi özgürlüğü, zenginin hadsiz mutluluğu. Her şey olacaksın. En kötüsünden en iyisine sen her şey olmak zorundasın. Yoksa nasıl sevgili olursun ki?

Yersiz Merhamet.

Kalmak için ruhunu yırtarcasına nedenler arıyordu içinde, terk-i diyar eylemeyi aklına getirmese de çoktan gitmişti içindeki en mühim parça. Aramak zaman kaybıydı, farkına varmak istemiyordu. O merhamet derdi ben korkaklık.

Cuma, Ağustos 29, 2014
Kazık kadar insanmışım ben.. Olabilir miyim?

Kazık kadar insanmışım ben.. Olabilir miyim?

Perşembe, Ağustos 28, 2014

" Senin gibi kadınlar yalnız kalmamalı. Yoksa çok tehlikelisiniz." dışımdaki şehvet kabuğu içimdeki aşkın yumuşaklığına yenik düşmüyordu. Kabuk kırılmamak için her yolu deniyor ve o bunu görmeyecek kadar şehvetimi kemiriyordu. 

Pazar, Ağustos 24, 2014
"Vurursun Patlar" by Onor Bumbum

Modern zaman yıkıntıları, modern zaman aşk hikayeleri…

Sahip..

Adam: O kadar düşkünsün kendine, tahammül etmesi zor.
Madam: Kendimden başka neyim var benim? Hem gidebileceğini her zaman biliyorsun.
Adam: Bir yere varmadım, bir yerde değilim ki gidebileyim. Sana varamadım,ne kadar yol olsam da sana hala varamadım.
Madam: Esas aranılan bu değil mi, normal ve durağan hayatlarımızda beklediğimiz gizli kalan arzu. Birine varmama hali. Halbuki sabit duruyorum ben, elini atsan tutabileceğin bir mesafedeyim. Nefesimi ensende hissedecek yakın..
Adam: Saatlerce gökyüzüne bakan yıldızları sayma çabasındaki o minik kadını görmekten çok uzağım. Ki uzak olan ben miyim onun bile farkında değilim. Buysa minik bir örnekti.. Sahibin olamayacak kadar uzaktasın..
Madam: Sahibim mi olmak istersin? Sahipsiz olmak güzel, kaçıp gitmeye gerek kalmıyor.. Ve ben buna bağımlıyım.. Bu güzel.. Aitlik aramaya başlayınca kayboluyorum.. Kimliğim bile yokken bir yerlere sığınmak, yersiz ve acizlik belirtisi.. Bilmiyorum, dolanıyorum hala kendi içimde.. Boşver sen aklındaki sahipliği.. Ben ilk önce kendime sahip olmalıyım..

Siyahlar yaldızını döküyor, dokunmadığım her şey beni dağlayarak geçiyor. Ne kadar uzaksam bir o kadar daha yakınlaşıyorum.. İçimdeki ben yanılgısına..

Cumartesi, Ağustos 23, 2014

Takılıp düşen yeni ayak bir bebeğin gözünden akan yaş kadar temiz acılarım var benim ve sen onlardan biri değilsin sevgilim.

Kendime yük olmadığımda ömürlük insanlara yer verebileceğim bir boşluk açılabilir. Belki de bu bir kaçış bahanesi benim için. Kendi içimde kendime bile yer bulamıyorum, gözlerinizin içine bakarak gülemiyorum ya da konuşamıyorum çünkü istiyorum derken ki hoşnutsuzluğumun, nefesinizin boğuculuğu ile bana geri dönmesini istemiyorum. Sizi istemek için ruhumun susması lazım.. 

Çarşamba, Ağustos 20, 2014

Woodkid - Run Boy Run

 
Sonraki sayfa