Gördüğün kadarı değil; karanlık çok şeyi saklar.. Özellikle kendi rengindekileri en önce yutar.. Kaç kişiyiz sence?

Boğazımdaki tasma sıkıyor, sıkıyor.. Ve ve..

Gidilecek bir yol ihtimalinden ötesi değildin işte.. Şimdi canımın kara köşesi, lütfen namlunun ucundan parmağını çeker misin? Ölmen gereken bir durum var..

Pazar, Eylül 28, 2014

karakelebek:

Oda sıcaklığında sıvılaşan acılarım, kaynama noktasına ulaşıp buharlaşan sevinçlerimin içinde eriyip tatsızlaşan bir varlığım. Dibim tutmadan sulfata acılığını bırakabiliyorum her bir ağza..

"Halimden Konan Anlar" by Kendime Çaylar

duvar sessiz ben de öyle
bildiğini bana söyle

aynı yere milyon kere damladım
zor oldu kusur dolu azalmaya meyilli

Oda sıcaklığında sıvılaşan acılarım, kaynama noktasına ulaşıp buharlaşan sevinçlerimin içinde eriyip tatsızlaşan bir varlığım. Dibim tutmadan sulfata acılığını bırakabiliyorum her bir ağza..

"Hayat güzel olacak, arkana bakmaktan vazgeçtiğinde her şeyiyle güzel olacak." demişti. "Senden nefret etmeyi beceremiyorum, hayat hiç güzel değil aslında böyle düşünce. " deyişime karşılık.. Aslında şimdi sakince bakınca ne seninle ne de sensiz hayatın güzel olduğu yok, hayat neresinden tutarsan tut hiçbir zaman iyi olmayacak. Sadece kendimizi kandırmak için çeşitli yollar bulacağız ve bunun yan yana olup olmamakla uzaktan yakından bir ilgisi olmayacak. Garip, ben bütün güzellikleri sana bağlamıştım ve o bağı yine ben koparmıştım. Şimdiyse o bağ hiç olmamış gibi. Zaman denilen şey sağlam düzenekleri bile yıpratıp yok edebildiğini görmek hayatı değersizleştiriyor. Hal böyleyken iyi ya da kötü olmasının ne önemi var ki?

Cumartesi, Eylül 27, 2014

Sen ahmaklığını kabul etmedikçe özlem düşmeyecek içime..

Kızmıyorum, hiçbir şeye kızamıyorum beni anlamaya çalışırmış gibi samimiyetsizliğinize ya da herhangi bir şeye. Gölgeme duyduğunuz saygıya ya da destekleme yalanlarınıza.. Benim anladığım sizin anlamadığınız sürece hiçbir sorun yok.. Kertenkele kuyruğu misali bağınız kopsa da bir sorun yok. Feda edemeyeceğim hiçbir şey yok..

Cuma, Eylül 26, 2014

Fazla şişirilme sonucu herkesin yenilme korkusu var. Bütün o gizli itirafların temel kaynağı. Geri çevrilmek ve yenilmek yatağın altındaki canavar gibi geliyor bana bakarsan bende canavarın midesinden yazıyorum zaten..

Kendimden başka hiçbir yerde kaybolmadım.

Çarşamba, Eylül 24, 2014

Ateş etrafını sararsa kendini sokan akrep miti gibisin çoğu zaman.. Kendinden vazgeçemeyecek kadar narsist olduğunu bilmiyormuşçasına sürünüyorsun sadece.. Ateş arasında kalacak kadar aptal olmadın hiçbir zaman..

Pazar, Eylül 21, 2014

Beni öldürmeyi beceremediğin gibi yaşatamadın da.. Bocalamam normal değil mi?

Gerçek olduğuma insanlar kadar bende inanmıyordum. Ama yine de anlaşamıyorduk bir türlü..

Cumartesi, Eylül 20, 2014
"Kiss Me Quick" by Elvis Presley

"Bana sıkıca sarıl ve gitmeme izin verme" olmaz mı?

O kadar mutsuzduk ve boğuluyorduk ki içimizdeki kaosta dünyanın bu kadar basit ve aptal bir döngü içinde bizi öğütmesine dayanamıyorduk. Bir yolumuzda yoktu kendimize bir yol inşa etmeyi bile beceremedik. Ne kadar karışmak istedikse o kadar kusulduk hayat tarafından. Sonun ben umarsız oldum ve onun ne olduğunu bile unuttum. Oysa beni bir kimlik içinde kendimi kendime dönüştürdüğüme inandı. Hiçbir şey olmamıştı sadece ben vazgeçmiştim, daha fazla savaş vermek gelmiyordu içimden.. 

Hiçbir şeyin farkına varamadan bir özlem törenin ortasında bulmak kendini. Ekşi bir yalnızlık; büyük gölgeli küçük bir adamın terk etmeye yüz tutmuş ten kokusu. Ruhumu kamaştırıyor hepsi bu..

 
Sonraki sayfa